Almanca Bağlaçlar (Konjunktionen) - A2 ALMANCA

Almanca öğrenirken cümleleri birbirine bağlamak için bağlaçlar çok önemlidir. Onlar sayesinde cümleler daha anlamlı olur, konuşma ve yazı akıcı hâle gelir. Bugün sizlerle A2 seviyesinde en çok kullanılan bağlaçları inceleyeceğiz:

"und, oder, aber, denn, weil, dass, wenn, obwohl."

Bu bağlaçlar Konjunktion olarak adlandırılır. Konjunktionlar, cümlede iki kelimeyi, iki cümleyi veya iki fikri birbirine bağlamaya yarar. Doğru kullanıldığında cümleleriniz hem daha doğal hem de daha doğru olur.

und / oder / aber / denn

  • und (ve): İki şeyi birleştirir. Günlük konuşmada çok sık kullanılır.

  • Örnekler:
    • Ich lese ein Buch und trinke Kaffee.
      (Kitap okuyorum ve kahve içiyorum.)
    • Er spielt Fußball und schwimmt gern.
      (Futbol oynuyor ve yüzmeyi seviyor.)

 

  • oder (veya / yoksa): Seçim sunar.

  • Örnekler:
    • Möchten Sie Wasser oder Saft?
      (Su mu yoksa meyve suyu mu istersiniz?)
    • Wir gehen ins Kino oder bleiben zu Hause.
      (Sinemaya mı gidelim yoksa evde mi kalalım?)

 

  • aber (ama / fakat): Önce bir fikir, sonra karşıt bir fikir sunar.

  • Örnekler:
    • Ich bin müde, aber ich gehe spazieren.
      (Yorgunum ama yürüyüşe çıkıyorum.)
    • Das Wetter ist schön, aber es ist sehr windig.
      (Hava güzel ama çok rüzgarlı.)

 

  • denn (çünkü): Neden belirtmek için kullanılır, ama fiil cümlenin sonunda olmaz, bu özelliği ile weil’den farklıdır.

  • Örnekler:
    • Ich gehe ins Bett, denn ich bin müde.
      (Yatmaya gidiyorum çünkü yorgunum.)
    • Wir bleiben zu Hause, denn es regnet.
      (Evde kalıyoruz çünkü yağmur yağıyor.)

 

weil (çünkü)

Weil “çünkü” anlamındadır. Ancak, fiil cümlenin sonunda yer alır. Bu bağlaç özellikle konuşmada ve yazıda neden-sonuç ilişkisi kurmak için çok kullanışlıdır.

Örnekler:

  • Ich lerne Deutsch, weil ich in Deutschland arbeiten möchte.
    (Almanca öğreniyorum çünkü Almanya’da çalışmak istiyorum.)
  • Sie bleibt zu Hause, weil sie krank ist.
    (Evde kalıyor çünkü hasta.)
  • Wir gehen nicht ins Kino, weil wir keine Zeit haben.
    (Sinemaya gitmiyoruz çünkü zamanımız yok.)

 

dass (…diye / …ki)

Dass bağlacı, düşünce, his veya bilgiyi bildirmek için kullanılır. Fiil cümlenin sonunda yer alır.

Örnekler:

  • Ich glaube, dass Deutsch wichtig ist.
    (Almancanın önemli olduğunu düşünüyorum.)
  • Er sagt, dass er morgen kommt.
    (Yarın geleceğini söylüyor.)
  • Wir hoffen, dass das Wetter besser wird.
    (Havanın düzeleceğini umuyoruz.)

 

wenn (eğer / -ince)

Wenn, şart cümlelerinde kullanılır. “Eğer … olursa” veya “…-ince,  - duğunda” anlamı verir. Fiil cümlenin sonunda olur.

Örnekler:

  • Wenn es regnet, bleiben wir zu Hause.
    (Eğer yağmur yağarsa evde kalırız.)
  • Ich rufe Sie an, wenn ich fertig bin.
    (Bitirdiğimde sizi arayacağım.)
  • Wenn du Zeit hast, komm zu mir.
    (Vaktin varsa bana gel.)

 

obwohl (–e rağmen)

Obwohl, zıt fikirleri ifade eder. Fiil cümlenin sonunda olur.

Örnekler:

  • Ich gehe spazieren, obwohl es kalt ist.
    (Hava soğuk olmasına rağmen yürüyüşe çıkıyorum.)
  • Sie arbeitet viel, obwohl sie müde ist.
    (Yorgun olmasına rağmen çok çalışıyor.)
  • Wir fahren ans Meer, obwohl das Wetter schlecht ist.
    (Hava kötü olmasına rağmen denize gidiyoruz.)

 

Bağlaçlar, Almanca’da cümleleri daha uzun, daha anlamlı ve akıcı hâle getirir. Siz de günlük konuşmalarınızda veya yazılarınızda bu bağlaçları kullanarak, cümleleri birbirine bağlayabilir ve daha doğal bir ifade tarzı geliştirebilirsiniz.

İlk başta fiillerin yerini unutabilirsiniz, ama bolca örnek kurarak ve tekrar ederek bu yapılar kısa sürede otomatikleşir. Önemli olan her gün küçük cümlelerle pratik yapmaktır.