"und, oder,
aber, denn, weil, dass, wenn, obwohl."
Bu bağlaçlar Konjunktion olarak adlandırılır. Konjunktionlar, cümlede iki kelimeyi, iki cümleyi veya iki fikri birbirine bağlamaya yarar. Doğru kullanıldığında cümleleriniz hem daha doğal hem de daha doğru olur.
und / oder / aber / denn
- und (ve): İki şeyi birleştirir. Günlük
konuşmada çok sık kullanılır.
- Örnekler:
- Ich lese ein Buch und trinke
Kaffee.
(Kitap okuyorum ve kahve içiyorum.)
- Er spielt Fußball und schwimmt
gern.
(Futbol oynuyor ve yüzmeyi seviyor.)
- oder (veya / yoksa): Seçim sunar.
- Örnekler:
- Möchten Sie Wasser oder Saft?
(Su mu yoksa meyve suyu mu istersiniz?)
- Wir gehen ins Kino oder
bleiben zu Hause.
(Sinemaya mı gidelim yoksa evde mi kalalım?)
- aber (ama / fakat): Önce bir fikir, sonra karşıt
bir fikir sunar.
- Örnekler:
- Ich bin müde, aber ich gehe
spazieren.
(Yorgunum ama yürüyüşe çıkıyorum.)
- Das Wetter ist schön, aber es
ist sehr windig.
(Hava güzel ama çok rüzgarlı.)
- denn (çünkü): Neden belirtmek için
kullanılır, ama fiil cümlenin sonunda olmaz, bu özelliği ile weil’den
farklıdır.
- Örnekler:
- Ich gehe ins Bett, denn ich
bin müde.
(Yatmaya gidiyorum çünkü yorgunum.)
- Wir bleiben zu Hause, denn es
regnet.
(Evde kalıyoruz çünkü yağmur yağıyor.)
weil (çünkü)
Weil “çünkü”
anlamındadır. Ancak, fiil cümlenin sonunda yer alır. Bu bağlaç özellikle
konuşmada ve yazıda neden-sonuç ilişkisi kurmak için çok kullanışlıdır.
Örnekler:
- Ich lerne Deutsch, weil ich in
Deutschland arbeiten möchte.
(Almanca öğreniyorum çünkü Almanya’da çalışmak istiyorum.)
- Sie bleibt zu Hause, weil sie
krank ist.
(Evde kalıyor çünkü hasta.)
- Wir gehen nicht ins Kino, weil
wir keine Zeit haben.
(Sinemaya gitmiyoruz çünkü zamanımız yok.)
dass (…diye / …ki)
Dass
bağlacı, düşünce, his veya bilgiyi bildirmek için kullanılır. Fiil cümlenin
sonunda yer alır.
Örnekler:
- Ich glaube, dass Deutsch
wichtig ist.
(Almancanın önemli olduğunu düşünüyorum.)
- Er sagt, dass er morgen kommt.
(Yarın geleceğini söylüyor.)
- Wir hoffen, dass das Wetter
besser wird.
(Havanın düzeleceğini umuyoruz.)
wenn (eğer / -ince)
Wenn, şart
cümlelerinde kullanılır. “Eğer … olursa” veya “…-ince, - duğunda” anlamı verir. Fiil cümlenin sonunda
olur.
Örnekler:
- Wenn es regnet, bleiben wir zu
Hause.
(Eğer yağmur yağarsa evde kalırız.)
- Ich rufe Sie an, wenn ich
fertig bin.
(Bitirdiğimde sizi arayacağım.)
- Wenn du Zeit hast, komm zu mir.
(Vaktin varsa bana gel.)
obwohl (–e rağmen)
Obwohl, zıt
fikirleri ifade eder. Fiil cümlenin sonunda olur.
Örnekler:
- Ich gehe spazieren, obwohl es
kalt ist.
(Hava soğuk olmasına rağmen yürüyüşe çıkıyorum.)
- Sie arbeitet viel, obwohl sie
müde ist.
(Yorgun olmasına rağmen çok çalışıyor.)
- Wir fahren ans Meer, obwohl das
Wetter schlecht ist.
(Hava kötü olmasına rağmen denize gidiyoruz.)
Bağlaçlar,
Almanca’da cümleleri daha uzun, daha anlamlı ve akıcı hâle getirir. Siz
de günlük konuşmalarınızda veya yazılarınızda bu bağlaçları kullanarak,
cümleleri birbirine bağlayabilir ve daha doğal bir ifade tarzı geliştirebilirsiniz.
İlk başta
fiillerin yerini unutabilirsiniz, ama bolca örnek kurarak ve tekrar ederek bu
yapılar kısa sürede otomatikleşir. Önemli olan her gün küçük cümlelerle pratik
yapmaktır.
